Tefsir (2021-1)

Kursu al

Bu ders 2021-1 Döneminde Her hafta canlı yapılacak ve kayıtlar müfredat kısmına eklenecektir.

2020-2 Döneminde kaldığı yerden devam edecek.

Al-Muktataf min Uyuni-Tafsir [1]

1964 yılında Sofya’da tamamlanan eser İstanbul’a göç sırasında sınırdan geçirilmesine izin verilmeyince Mustafa Hayri Efendi onu bir başkasına emanet bırakmış ve eser İstanbul’a daha sonra zorluklarla getirilebilmiştir. Tefsirin müellif nüshası neşredilmesi için 1980’li yılların başında Şerif Bucak tarafından Muhammed Ali es-Sâbûnî’ye verilmiş ve onun tarafından tahkik edilerek el-Muktetaf min Uyûni’t-Tefâsîr adıyla yayımlanmıştır.

Mustafâ Hayrî Efendi, te’lif etmiş olduğu “el-Muktetaf min Uyûni’ t- Tefâsîr’inde, tefsir açısından klasik rivâyet-dirâyet sentezli tefsir yöntemini kullanmıştır. Müellif, âyetleri tefsir ederken çoğu zaman, başka âyetlerden delil getirerek, hadîsle destekleyerek, bazen de tabiûn görüşlerinden yararlanarak tefsir etme metodunu sıkça kullanmıştır; zira âyetleri tefsir etmenin en doğru yolu rivâyettir. Müellif, birçok yerde başka tefsir kaynaklarından da nakillerde bulunmuştur.

Müfessir, bu eserinde sade bir üslûp kullanmış, konuları fazla ihtilaflara dalmadan ve akıcı bir şekilde aktarmıştır. Müellif, klasik tefsir kitaplarındaki rivâyet ve dirâyet metotlarını başarıyla uygulamıştır. Bazı yerlerde, âyeti tefsir etmeye başlamadan önce mukaddime yapar sonra tefsire geçer. Sûrelerin başında sûre isminde ihtilaf varsa veya müteaddid isimleri varsa bunları serdetmiş. Mekkî veya Medenî olduklarını açıklamıştır.

Mustafâ Hayrî Efendi, bir taraftan nahvî tahlillere ve kelimelerin iştikakına yer verirken diğer bir taraftan da şiirden deliller getirmek sûretiyle Arap dilindeki birtakım inceliklere işaret etmeyi ihmal etmemiştir. Anlamı belirlemede önemli bir fonksiyonu olan sebeb-i nüzul rivâyetlerini aktarmıştır. Âyetlerde geçen kıssaları bazen ayrı başlıklar vererek ayrıntılı bir şekilde beyan etmiştir. Hz. Musa ve bakara kıssasında olduğu gibi. İtikâdî konulardaki âyetleri izah ederken Ehl-i Sünnet görüşleri doğrultusunda hareket etmiştir. Bazı yerlerde diğer itikadî mezheplere değinir ve görüşlerini reddetmiştir. Ahkâm âyetlerini izah ederken fıkhî konuları açıklamış, Hanefî mezhebinden yana tavır takınmış ve mezhep farklılıklarına vurgu yapmıştır.

Tefsirin diğer özellikleri şöyle sıralanabilir:

  1. Kırâat farklılıklarını zikrederek âyetin farklı anlamlarını izah etmiştir.
  2. Tıbbî konulara girmiştir.
  3. Sual ve cevap yöntemini kullanımıştır.
  4. Darb-ı meselleri açıklamıştır.
  5. Bazı yerlerde Luğavî ve istilahî anlamları vermiştir.
  6. Anlam genişlemesine değinmiştir.
  7. Âyetlerdeki Bed’i, Beyan ve Ma’ânî ilimlerinin inceliklerini aktarmıştır.
  8. Üslûptaki hikmetleri açıklamıştır.
  9. Hurûf-i Mükattâ’daki ihtilafı zikretmiştir.
  10. Hurûf-i mükattâ’daki hikmetlerden bahsetmiştir.
  11. Kevnî âyetler hakkında astronomik açıklamalar yapmıştır.
  12. İlmî tefsir yöntemiyle izahta bulunmuştur.
  13. Bazı yerlerde bir konuda ilişkin birden fazla görüşü beyan edip, tercihte bulunmuştur.
  14. Bazen müstakil bir başlık altında âyetin konusunu uzunca izah etmiştir.
  15. Nasih ve mensuh âyetleri beyan etmiştir.

Müellif, Kaleme aldığı bu eserinde büyük başarı kaydetmiştir; zira Osmanlının son dönemlerinde bildiğimiz kadarıyla Arapça tefsir yazan tek müfessir Mustafâ Hayrî Efendi’dir. Tefsirinde hem klasik rivâyet-dirâyet tefsir metodunu başarılı bir şekilde uygulamış hem de bazı yerlerde (Mesela: kevnî âyetlerde) günümüz aktüel konulara da değinmiştir.

Mustafâ Hoca, eserinde akıcı, selis ve okuyucuyu yormayacak bir üslup izlemiştir. Edebî nükteleri ayrıntıya girmeden ve kolay anlaşılır bir şekilde aktarmıştır. Nahvî, Sarfî ve diğer dil inceliklerine gerektiği kadar değinmiş ve okuyucunun dikkatini dağıtmamaya özen göstermiştir.


[1] Buradaki bilgiler ‘‘Mustafa Hayrî Efendi ve el-Muktetaf min Uyûni’t-Tefâsîr Adlı Tefsiri’’ isimli Yüksek Lisans tezinden alınmıştır. (Basri ALAN, Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı Tefsir Bilim Dalı, Diyarbakır, 2018)

[/ fusion_tab] [fusion_tab title = ”Eserin Müellifi” icon = ”fa-address-book fas”]

 

Mustafa Hayrî el-Mansûrî

Hısnımansûr’da (Adıyaman) doğdu. Babası Memiş Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Soyadı kanunundan sonra Coşkun soyadını almıştır. İbtidaiye ve rüştiyeyi Hısnımansûr’da bitirdikten sonra Antep’te dört yıl boyunca Abdullah Efendi adlı bir hoca dan ders aldı. Ardından tahsilini ilerletmek üzere hocasının tavsiyesiyle İstanbul’a gitti. II. Meşrutiyet’in ilânı dolayısıyla ıslah-ı medâris çalışmalarına rastlayan bu dönemde yeni açılan Medresetü’l-vâizîn’de iki yıl okuduktan sonra Medresetu’l-Kudât’a girdi, burada dört yıl okuyup mezun oldu. İstanbul’daki tahsili boyunca ıslah edilmiş medrese müfredatı çerçevesinde dersler aldı. Hocaları arasında Şevki Efendi. Ali Sâbir, Muhammed Hayreddin, Ali Haydar, Hüseyin Halis, Hasan Tahsin ve Ahmed Rifat gibi isimler vardır.

Mustafa Hayri, mezuniyetinin ardından 1. Dünya Savaşı’nda yedek subay olarak askere alındı: Çanakkale, Makedonya ve Bağdat cephelerinde savaştı. Bağdat cephesinde İngilizlere esir düştü ve iki yıl iki ay sonra mübadele antlaşması çerçevesinde İstanbul’a döndü. Hava değişimi için Bulgaristan’ın Şumnu eyaletine bağlı Karalar (Çerna) köyüne gitti ve burada irşâd faaliyetlerinde bulundu. İstanbul’daki talebelik yıllarından tanıştığı, Medresetü’n-Nüvvâb’ın ilk müdürü Emrullah Feyzullah Efendi’nin bu medresede hocalık yapma teklifini kabul etti. 1922-1937 yılları ara-

Medresetü’n-Nüvvâb’da Arapça, Farsça, ulum-i diniyye, Mecelle, feraiz, fıkıh, ahkam-ı evkaf gibi dersler okuttu. Bu sırada uzun bir müddet Medresetü’n-Nüvvâb’ın âli kısmının, kısa bir süre de Medresetü’n-Nüvvâb’ın müdürlüğü görevini yürüttü. Ahmet Davudoğlu, Hâfız Nazif Konuk, Osman Keskioğlu, Osman Kılıç ve İbrahim Tanır onun talebelerinden bazılarıdır.

Şumnu’da bir ilk mektepte Kur’an-ı Kerim öğretmeni olarak görev yapan Cemile Hanım’la evlendi. Bu evlilikten Fatma Aliye, Hatice ve Suat adında üç çocuğu dünyaya geldi. 1939 yılında Medresetü’n-Nüvvâb’dan ayrılarak Sofya’ya gitti ve Türkiye’ye dönünceye kadar sürdürdüğü Divan-ı Âlî-i Şer’î üyeliği ve Sofya müftülüğü görevlerinde bulundu. Ailesi ve yakınları 1950’de Türkiye’ye göç ettiği halde kendisi izin verilmediği veya hizmetlerini aksatmak istemediği için 1965 göçüne kadar Sofya’da kaldı. 30 Mart 1970 tarihinde İstanbul’da vefat etti. Fatih Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Topkapı’da Eski Kozlu Kabristanı’na defnedildi.

Mütevazi ve zahid bir kimse olan Mustafa Hayri Efendi günlük siyasetten uzak bir hayat sürmüştür. Bulgaristan’daki dini müesseselerde daha çok fıkıh alanında temayüz etmişse de hayatının en önemli eserini tefsir alanında vermiştir. Bu arada Bulgaristan devlet arşivlerinde bulunan bölge Müslümanlarının kazâî işlemleriyle ilgili olarak verdiği fetva ve hukuki kararlara ait belgelerin ortaya çıkarılmasının da önemli olduğu düşünülmektedir.

Eserleri:

  1. el-Muktetaf fi’t-Tefsîr: 1964 yılında Sofya’da tamamlanan eser İstanbul’a göç sırasında sınırdan geçirilmesine izin verilmeyince Mustafa Hayri Efendi onu bir başkasına emanet bırakmış ve eser İstanbul’a daha sonra zorluklarla getirilebilmiştir. Tefsirin müellif nüshası neşredilmesi için 1980’li yılların başında Şerif Bucak tarafından Muhammed Ali es-Sâbûnî’ye verilmiş ve onun tarafından tahkik edilerek el-Muktetaf min Uyûni’t-Tefâsîr adıyla yayımlanmıştır.

Ancak Sâbunî’nin neşri, müellif nüshasına sadık bir şekilde gerçekleştirilmemiş, eksiltmeler ve ilaveler şeklinde pek çok tasarrufta bulunulmuştur (eserin müellif nüshası ile Sâbûnî neşri arasındaki önemli farklılıklar için bk. Ahmet İnan, Adıyamanlı Mustafa Hayrî Efendi ve Tefsiri s.67-213)

  1. el-Muktetaf fi’l-Fıkıh: Fürû-i fıkha dairdir. Medresetu’n-Nüvvâb’ın fıkıh dersleri müfredatına uygun biçimde Hanefi kaynaklarından mezhebin muhtar olan görüşlerini derlemek suretiyle kaleme alınmıştır.

Mustafa Hayri Efendi’nin Lugatu’t-Tıb, Mecmû’a-tu’l-Fevâid ve çocuklar için kaleme aldığı İlmihal adlı eserleri varisleri tarafından muhafaza edilmektedir.

Ders Müfredatı

1
Ders Kitabı – el-Muktetaf min Uyûni’t-Tefâsîr
2
Tefsir 1 (2021-1)
1:06:51
3
Tefsir 2 (2021-1)
1:03:26
4
2. Kısa Sınav (Tefsir)
7 soru
5
Tefsir 3 (2021-1)
1:02:44
6
3. Kısa Sınav (Tefsir)
5 soru
7
Tefsir 4 (2021-1)
1:04:51
8
4. Kısa Sınav (Tefsir)
5 soru
9
Tefsir 5 (2021-1)
1:04:54
10
Tefsir 6 (2021-1)
1:01:10
11
Tefsir 7 (2021-1)
58:51
12
Tefsir 8 (2021-1)
58:14
13
Tefsir 9 (2021-1)
1:09:04
14
Tefsir 10 (2021-1)
56:05
15
Tefsir 11 (2021-1)
1:06:42
16
Tefsir 12 (2021-1)
1:00:14
17
Tefsir 13 (2021-1)
54:50
18
Tefsir 14 (2021-1)
50:15
19
Tefsir 15 – 02/05/2021

İlk yorumu yazan olun.

Lütfen giriş yapıp yorum ekleyin